2 Eylül 2014 Salı

Aradığınız Mantık'a Ulaşılamıyor

Yanyana bir resmimiz bile yoktu.
Eli elimden üstündü, bir türlü galip gelemedim, onu ellerimde tutamadım.
Bunu düşünmeye iznim dahi yoktu.
Hepsinden önemlisi, gözlerinde, görmeyi umduğum, hep hayalini kurduğum, ruhumdan bile gizli tuttuğum o canlı parlaklığın en ufak bir pırıltısı bile yoktu.
Anlatmadan gözlerimden beni anlasın diye umut etmiştim son kez.
Ama son sohbetimiz bile ölüydü, gözleri, ölü balık gözleri.

Ses tonunda sevginin s'si yoktu.
Ne söylediklerimden bir şey anlıyordu, ne de hissettiklerimi hissedebiliyordu.
Sadece beni anlamış gibi yapıyordu.
İşte...
En acısı da buydu.

O zaman bana düşen pek bir şey yoktu.

Tek bir şey vardı.
Ceketimi alıp o sevgisiz ve aşksız diyardan uzaklara gitmek.
Bir kayboluşa yeniden sürüklenmek.
Belki bu kayboluşta yeniden kendimi bulmak.
Belki o hengamede yeni baştan yok olmak.
Yeniden dirilmek acılardan süzülerek.

Ama ne olursa olsun..
Her şey soğuk bir mezara diri diri girmekten iyidir.

Üzgünüm ama sadece emekler verdim diye değil...
Ben ne emekler verdim de kimse görmedi. Neler çektim de onların ruhu bile duymadı.
Bu kez birisi bunları görmüştü ve hissetmişti bunu biliyorum.
Evet biliyorum, bir zamanlar o da hissetmişti bunları.

Ama o oralarda mantık ararken aradığımız aşk buralarda yoktu.
İşte bu yüzden...
Ben mantıkla kimseyi sevemem.
Çünkü ben kalpten sevmeden, aşkı hissetmeden diri diri ölemem.

Hoşça kal mantık.
Hoşça kal.

.......

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder