30 Ekim 2016 Pazar

Karasevdanın Kelepçesi

Birinci Perde


***


Hoşçakal sevgilim, ruhumdan ayrı kalan...

Hoşçakal aşk, ruhumdan arda kalan...

Bir ben var ettin, 
harabı bende bırakıp,

Bir özlemde erittin,
hasretini, yokluğunu ve düşlerimi,


Mutluluk, yarım kalan bir hikaye,

Sen ve ben, adı konulmamış filmin, 
tanınmamış yıldızıydık,

Birden devrildi kamera, 
tersine döndü motor,

Gişe de yapmadı bu film,
Boş yere ağladım senaryoyu okurken,

Üzdün ve büzdün bu hikayeyi,

Dahasını da ettiğin var ama yazmıyorum,

Sevdiğim değil de, sevmediğiM olmayı seçtin,
Belki de sahiden sevemediğiNden dolayı,

Öyle ya, seven bırakır mı sevdiğini,
Koparır mı şahdamarını kendi eliyle,

Ölse de öldürmez,
Yaşatmak için canını bile verir,
Ama yok...

Bu senin harcın değil..

Ellerimde karasevdanın kelepçesi,

Kime uzansam tutukluyor beni,

Mutsuz olmaya mahkum etmiş gibi,
Fedakarca ve ahmakça sevmek suçundan,

Müebbetimi yazmış dosyama.

***
İkinci Perde 

***

Çözün bunu,
Sevin de çözün,

Bozun bu büyüyü,
Her kimseniz 
En sevgili hanfendi,

Gelin gelecekseniz,
Olur da sevecekseniz,
Gelin, 
  ..olmaya gelirsiniz...

Bir fakiri sevindirirdiniz.
Ki o fakir size cüzdanından,
Kalbini çıkarıp da verirdi.

Tek yürek pırlantasını,
Yani en değerli varlığını.
Ya da en para etmeyenini.


Pırlantasız da değildi hani.

28 Eylül 2016 Çarşamba

Bu da sana son $iir'im

İnsan var, sevdi mi kalpten seven...
İnsan var, el sözüyle aşk'tan dönen...

İnsan var, sınıfına göre adam seven,
İnsan var, yerdeki cevheri mücevher eden,

İnsan var, a$ktan beklentisi kariyer, para,
Döner sözünden, bırakıp onca yara,

İnsan var, severse bi kez sever sonsuza dek,
Kızılcık şerbeti içer de, olamaz dönek!

İnsan var, ana-babasını Tanrı zanneder,
İnsan var aşk uğruna ailesinden geçer,

İnsan var yalnız topluma yaranmak ister,
İnsan var, aşk icin dünyayı bi kenara iter...

İnsan var gerçeği yalanla örter,
İnsan var, sevdiyse gerisi zaten biter

İnsan var, taktığı pırlantadan yalan,
İnsan var, kalbindeki aşktır tek pırlanta...

26 Temmuz 2016 Salı

Anest-ezik bir aşk

Ilham perim geldi, masallar bıraktı,
Ilham Merim gitti, acılar bıraktı,
Acılar masallara, türküler şarkılara karıştı,
Bana yine yazılmamış şiirler kaldı...

Gelir, gider sözlerim.
Sözcük ağlar gözlerim.
Kalem senin, kağıt benim.
Sesimi mısralara dökerim...

Şarkı olur akar,
Türkü olur yürek yakar,
Güneş olur doğar,
Ay olur da batarsın...
Ne yaparsa yapsın,
Acımaz artık kalbim...
Ben ruhumu bir deliye verdim.

26 Temmuz 2012, 03:33
Chicago


14 Nisan 2016 Perşembe

Hatırlatma

İnsan olsam gerçekten, 
Olsam da bir bilsem, 
Bilsem de bir görsem, 
Görsem de fark etsem, 
Etsem de öğrensem, 
Öğrensem de bir yazsam, 
Yazsam da unutsam, 
Unutsam dertleri de, yaşamayı hatırlasam. 
Hatırlasam da hatırlansam, 
Sonsuzluğa karışsam, 
Uçup gitsem kuş olsam, 
Yuvama donebilsem.

21 Şubat 2016 Pazar

Sitem suyu

Hayat bizi böyle ayırdı, yar...

Ne sen benim olmadığına üzüldün,
Cep telefonunu yitirdiğin kadar,
Ne de ben hayata darıldım,
İncitildiğim kadar..

Ama yokluğun bende bir yürek yarası,
Seni sevmek beynime kazınmıştı yar,

Kolay olmuyordu çıkartmak izini,
Beni derin uçurumlara ittiğin kadar...

Yar!

14 Şubat 2016 Pazar

Sıcak ve Soğuk

İstanbul’da haziranın ortasında şimşekler çakabilir.
Ben özgürlüğün bolluğuna hüzünlenirken,
Sen sonbaharda bir hırka örebilirsin.
Sokak çocuklarının birisine,
Sokakta kalan biri daha üşümesin diye.

Sokak kapısı şeklinde birini varsay,
Seni soğuktan korumak için,
Kendini senli benliliğin, 
dışında bırakmaya çalışan biri..

Kapıyı çalsa diye dua eder her Allah’ın günü,
Senin kadar "çok" birinin,
Benim kadar az bulunacak bir kapıdan,
Girmesi için içeri.
Hiç çıkmamak üzere.