19 Kasım 2015 Perşembe

dilinden alâ ve evvelce, konuştu benimle güzelliğince

Sanki gözlerimin önünden,
Bir gün ışığı kaydı...
Usulca aktı yanıbaşımdan,
Kendi sevgi ırmağına.

Bir güneş battı içimde,

Aşk, zifiri karanlıkta,
Ben, hüznün eğlencesi
Derdini kağıda yazmakta

Nasıl da yandı yüreğim,

Ondan ayrı kalınca,
Sadece bir yabancıydı oysa,
İki, üç gün öncesi...

Nasıl yanmasındı ki,

Ben, ne sevdiğiydim yanında,
Ne uzaktan aşkla baktığı,
Ne son farkeden,
Ne de ilk seven...

Bir narin bakışıyla, çözmüş dizimi,

Yüreğimde yangın çıkmış, ona ne?
Aynı haller gelir insana böyle,
Nedenini hiç bilmeden, 
Bilmediğini sevince.

Gözler konuşmuş öz arasında,

Gönül kilidini çözen bu olmuş,
Herşey bir an'da olup bitmiş,
Düşünce hızında,
Hissedilen tek şey, aşk olmuş...

Bakışıma bakışla cevap verip,

Kaçırmamış asla gözlerini,
Bilerek, yahut bilmeden,
Usulca imzalar gibi yüreğimi,

Bilemezdim böyle yanacak...

Kilit vursam da bu kalbe.  

Görmeden önce onu, kapatamazdım,

Akmadan önce, silemezdim,
Hissetmesem, sevemezdim,
Gözlerimi, yaşlarını, saçlarını.

Masum bir ifade, bebek yüzünde,

Kısacıktı, belleğimde sıcacıktı, saçları...
Bir umut araştırdım, titrek sesinde,
Naçardı, felaketimi gören gözlerim,
O bir başkasının...

Ben, kimim ve kimin'im?

Ey aşk, söyle, sen kimsin?
Ben, delirmiş ruhunum.
Nedendir beni kurban edişin?
Yüklerinden arınman için...

Benim onda gördüğümü,

O da kendinde görüyor mudur acaba?

Yaklaştıkça uzaklaşan bir yıldızın tozlarında,

Toy bir ceylan gibiydi, yaralı aslandan kaçan...

O şimdi uzaklara gidiyor...

Zaten yakınlarda değildi.
Gittiğinde yeri hiç belli olmayacak,
Bir şiir yazılmayacak ardından,
Okur diye umulan,
Delilik çünkü bu,
En iyi bildiğim de bu.

Boşver...

Zaten yanacağı varmış deli kalbin,
Besbelli.
Yansa da kül olsa,
Küllerinden de doğmasa,
Biz de kurtulsak,
Siz de.

Yandı işte,

Sanki derdi azdı,
Nazdı bu aşk,
Yazdı yüreğim,
Yazdı derdini,
Kış mevsiminde,
Kazdı kuyusunu,
Attı içine kalbini.
Yine kurtulamadı,
Aşka düşmekten.

****

Sanki gözlerimin önünden 

Bir güneş battı içimde,

Nasıl da yandı yüreğim
Nasıl yanmasındı ki,

Gözler konuşmuş öz arasında
Bakışıma bakışla cevap verip,

Bilemezdim böyle yanacak...
Görmeden önce onu, kapatamazdım

Masum bir ifade, bebek yüzünde
Ben, kimim ve kimin'im?

Benim onda gördüğümü,
Yaklaştıkça uzaklaşan bir yıldızın tozlarında,
O şimdi uzaklara gidiyor...

Boşver...
Yandı işte.

9 Haziran 2015 Salı

düş'eyazdım...

Ellerimi açtığımda avuçlarımda benim olmasını istediğim düşler gördüm... 

Ellerim göklerdeki düşlere uzanırken yaşamımı avuçlarımda yazılı gördüm... 

Okunmaz oldular yaşanmadıkça...

Ayaklarım boşluğa takıldı, gökyüzüne düştüm.... 

Anılar boğazıma takıldı, geleceğimi kustum... 

Çocukken bugüne uçan kuştum, bugün o çocukluğumun yoluna düştüm... 

Yarınıma geri döndüm, dünüme küstüm... 

Bir an'ım daha sola yazıldı, sağıma bakıp güldüm...

1 Temmuz 2011

20 Mayıs 2015 Çarşamba

O'ndan O'na

Değersiz hayatım senindir dersen, almak istemezler
Hayatım değerli dersem de, ben vermek istemem
En iyisi, onu bana ilk veren geri alsin, ben de öğreneyim değerimi..
Ben bende olmazsam, onda bilirim kendimi...
Kendimi bilirsem de bilirim değerimi,
Ve bunun seninle gelmeyip sen gidince gitmediğini..

Ey terkedip de giden, sen de bunu böyle bil...
Sen değildin sebebi, seni sevmemin...

Sen diye birşey yok, ben diye birşey yok...
O varken başka hiç birşey yok,
Herşey varken O görünürde yok...
Ya biz varken O yok,
Ya da yalnız O var, ve biz yokuz.

Ya O hep aramızda,
Ya da biz yalnız O'nun varlığında,
Bunu biz kalpte de biliyoruz,
O da kalbimizdekini biliyor...

Aslında hepimiz O'ndan geldik
Ve O'ndan vazgecip de düştük şu eğreti dünyaya

Yeniden hatırladık O'nu, sevince birbirimizi,
Ve O'nun varlığından üflediği bizi,

Biz varız ve de vardı sevgimiz,
Ve biz sevgimizle vardık ezelden beri...

Yoksa sen bizi yok olduk mu sandın?
Biz ne yok oluşlarda bulduk kendimizi.

4 Şubat 2015 Çarşamba

Herşey Seninle Güzel


''Herşey seninle güzel
Yolda yürümek bile
Olmayacak düşlerin
Peşinden koşmak bile

Herşey seninle güzel
Bu toprak, bu taş bile
İçimdeki bu korku
Gözümdeki yaş bile

Beklenmedik bir anda
Ayrılık gelip çatsa
Seninle paylaştığım
Tek bir gün yeter bana

Herşey seninle güzel
Duyduğum bu ses bile
Yalnız içtiğim su değil
Aldığım nefes bile

Herşey seninle güzel
Bu yağmur, bu kar bile
Yüzümdeki gözyaşının izleri
Onlar bile

Beklenmedik bir anda
Ayrılık gelip çatsa
Seninle paylaştığım
Tek bir gün yeter bana''

Çiğdem Talu


Herşey seninle güzel... Yaşamak, yarının ne getireceğini hiç bilmeden. Bu bile çok güzel bir bilsen. Hayat bir bilmece sunuyor bizlere, ''gelecek'' adı. Kalır mıydı tadı eğlencenin, açmadan önce içindekileri görsen... Ne önemi var ki, yanımda, kalbimde sen varken?

Herşey seninle güzel, bu oyun gibi aşk bile. Kah bayat, kah taze. Kah yeni, kah eski. Kah güvenli, kah korkutan... Dostluklardan da çok akılda kalan... Ne varsa içinde hep alışkanlık yapan, adına hislerim deyip durduğum, ama aslında bizim olan herşey... Bazen sinir bozan, bazen oyun bozan. Bazen de sıcacık bir nefes gibi tek senin yanında duran, sıcak bir buse kadar capcanlı ve ıpıslak... Ne vakit duy beni desen, o vakit ses verebilen... Bir varmış bir yokmuş işte derken... Ne zaman başlayıp, ne vakit bittiği bile anlaşılamayan... İşte o öyküde bir adet sen, bir de ben. Ne öyle kolayca yanyana gelebilen, ne de öylece ayrılabilen...

Herşey seninle güzel dedim, dediysem de...

İnadına yaşıyorum bu aşkı, hep tek başıma. İnadına sensiz, ve senden uzaklarda. Belki bir çok yaram var iyileştiremediğim... Ama bu hasret hepsine değdi, seni görmeden geçen her günümde, bu aşk başımı önüme eğdi. Yoktu çaresi, vazgeçmekten başka, gri düşüncelerden uzak ve derin bir nefes almanın. Ama inan, tadı aynı değil yaşamın, senden vazgeçtikten sonra...

Herşey seninle güzelse, peki ya ne anlamı var sızlanmaların? Ne kadar geçse de yıllar içi boş ve yapayalnız... Sessizliğin de bir anlamı var, yalnız yürümenin de. Çünkü iki kişilik başlayıp tek başına yürüyor adımların, aldığın nefeslerin, içine çektiğin hüzünlerin... Nerde incittiysen, işte ordadır özlemle dolan kalbin. İşte gidiyor, kaybettiğin neşen, düş peşine, atla yeniden umut trenine... Bugün bir daha geri gelmeyecek işte.

Hayır bitmiyor, bitmesin seninle ümidim. Hayır, ses verdikçe dolacak yüreğime umutlar. İşte bu bir aşkın haykırmasıdır, dinleyin bulutlar... Siz hiç uçmak istemeyen bir uçurtma gördünüz mü? Ben görmedim. Koşmadıktan sonra sen onun önünde, sevginin uçurması zordur ya kalbindeki uçurtmaları. Öyle değil mi ya? İnanmak gerek önce, kalsan da tek başına...

Herşey seninle güzel, henüz küllenmemiş bir ayrılık bile. Bitmemişken bitmiş gibi yapabilir misin hiç? Duyduğum, gördüğüm, bildiğim ne varsa işte olan da bu. Ne istersen söyleyebilirim ama, hiç yalanım yok heybemde sana... Devam ediyorsa hayat, düştüğümüz bu düş içinde... Anlamı da olmalı, yoksa tümden yok olmalı... Ya da, sonsuza dek var olmalı....

Yarına uyanacak daha çok umudum var içimde, sevgim var, hayallerim var, yaşama doğacak heyecanlarla, merhabalarla gelen... Dilediğim gibi yaşansalar da, yaşanmasalar da...

Çünkü yine de herşey, seninle güzel...